Genelde hipermarketlerin kitap reyonlarına pek bakmam ben. Kitap kitapçıdan alınır gibi bir şiar edinmişim kendime. Bu yüzden internetten de kitap almakta çok zorlanıyorum. Her neyse, geçen gün bu kuralı bozdum. Selin için çoğu kitapçıda bulamadığım bir kitap arıyordum. Bir de şu reyona bakayım dedim ve Pedagog Ali Çankırılı tarafından yazılmış "Benimle Oynar mısın Anne" başlıklı kitabı buldum. Tabii, önce kitabın adı cezbetti beni. Ayça’nın kurduğu web sitesi ve e-grupla (oyun grubu)bir ilgisi var mı diye sayfalarına biraz bakındım. Bir kaç enteresan oyun gözüme çarptı. Kitabın arka kapağındaki tanıtım yazısında çocuklarımıza el becerileri kazandırmamız ve öğrenme yeteneklerini geliştirmemiz için ne yapmamız gerektiğinin örneklerle anlatıldığı yazılmış. Kitap ev içi, ev dışı, mutfak, okula hazırlık ve grup aktiviteleri başlığı altında 5 bölümden oluşuyor. 365 tane oyun var. Bu da sihirli sayı galiba:)
Kitabın en önemli eksiği hangi oyunun hangi yaş grubuna uygun olduğunun yazılmamış olması. Bir de bazı oyunlar el becerisi olmayan ebeveynler gözönüne alınmadan, şunu yapın, bunu şuraya tutturun filan gibi neyin nasıl yapılacağı açıkça anlatılmadan öylecene yazılıvermiş. Bir çoğu da hepimizin zaten bildiği ve oynadığı oyunlar.
İtiraf ediyorum, kitabın tamamını henüz okuyamadım ama fikir vermesi için aşağıya iki tane oyunu yazıverdim. Maalesef oyunlar henüz denenmiş ve doğal olarak fotoğraflanmış değiller.
Meleğim bu aralar, yeni yılı birlikte kutlamak üzere İstanbul’dan gelen anneanne ve dedesiyle oynamanın keyfini sürdüğünden bu tür oyunlara pek ilgi göstermiyor:)
İlk oyun, kitabın da ilk oyunu. Ellediği her şeyi ağzına almaktan vazgeçmiş yani oral dönemi bitirmiş çocuklar için. 18 ay ve üstü için diyebiliriz. Siz yine de -naçinaze tavsiyem- mümkün olan en büyük bozuk paraları kullanın ve mutlaka birlikte oynayın.
Bozuk Para Temizliği
Gerekli Olanlar: Eski bir diş fırçası, sabun, su, su kabı, bozuk paralar, eski bez parçaları, tuz
Bir su kabına su, tuz, sabun ve bozuk paraları atın. Çocuğunuz diş fırçasıyla bozuk paraları temizlerken çok eğlenecektir. Temizleme işlemi bittiğinde elindeki bez parçasıyla paraları kurulasın.
İkinci oyun kitapta 24. sırada.
Her Şeyden Bir Hikaye
Gerekli Olanlar:Değişik ev eşyaları, büyük bir torba (bence bez olmasında yarar var)
Kitap, oyuncak, hayvan gibi hikaye oluşturmaya uygun altı yedi tane ev eşyasını büyük bir torbaya koyun. Her bir nesneyi teker teker torbadan çıkarıp onlarla başlayan küçük hikayecikler oluşturun: “Bir zamanlar küçük bir tavşancık yaşarmış, bu tavşancık bir gün anahtarıyla oynarken...”
Herhalde bu oyun da 18 ay ve üstü için uygundur. Çocuktan ziyade ebeveynin hayal gücünü geliştirmeye yararmış gibi geldi bana. Ben bu oyunu Selin’in henüz tanımadığı ve artık tanısa iyi olur dediğim nesnelerle oynamayı düşünüyorum. Seçeceğim nesnelerin işlevlerinden bahseden hikayecikler uydurmak da daha anlamlı sanki. Anahtarla oynarken yerine anahtarla kapıyı veya hazine sandığını açarken demek gibi...
Bu oyunlarla ilgili tecrübelerinizi paylaşırsanız sevinirim.
24 Aralık 2009 Perşembe
17 Aralık 2009 Perşembe
Suyun Büyüsü ve Yapıştırmayı Öğrenmek
Ela Naz 17 aylık - Suyun Büyüsüİlk aktivitemizin adı :"Suyun Büyüsü". "101 Fun, Easy Games That Help Learn Kids To Focus" kitabında gördüğüm aktivite kitapta da bu adla geçiyor.
Materyal çok basitmiş görünse de sünger ve bir tas su 1.5-3 yaş arası bir çocuğun odaklanması için eğlenceli zamanlar yaratıyor. DİKKAT: Bir tas suyun yanında bile asla çocuğunuzu yalnız bırakmayınız.
Uyarmaya çalıştığımız ilgi noktası: Odaklanma
Materyaller: İki tas, biri yarı dolu
Temiz, kuru sünger parçaları
Süngerleri çocuğunuzun rahatlıkla sıkabileceği küçüklüklerde kesin. Islanmanın çok önemli olmadığı biryerde çocuğunuzun önüne bir dolu bir boş tas koyuyorsunuz. Süngerlere suyu toplayıp diğer tasa sıkarak eğlenmesinin tadını çıkarıyorsunuz. Çocuk burda süngerler yaşken ve kuruyken nasıl olduklarını da görüyor. Suyu öbür tasa aktarması da çok hoşuna gidiyor.
Varyasyonları
* Plastik bir şişenin iki tarafını kesin. Plastiği içi görünmez bir malzemeyle kaplayın. Suyu plastik tünelin içine doğru akıtıp öbür tarafdan nasıl aktığını seyretmesini, yaşına göre kendisinin de yapmasını sağlayabilirsiniz.
* Tenis topu veya benzeri bir topu tasın içine atın.. Çocuğunuz yakalamaya çalıştıkça kaçışına tanık olup, eğlenecektir.
* Tasa mantar tıpalar atıp, bir tarafdan üfürebilirsiniz. Tıpaların suyun yüzündeki hareketi çok hoşuna gidebilir.
Bu oyunlar banyoda da veya çocuk küvetinde de güzel oynanabilir. Oyunlar oynanırken kaymamasına dikkat edin. Kaymaz bir mat güzel olabilir.
Ne öğreniliyor?Çocuklar eşyaların ıslandığında nasıl şekil ve özellik değiştirebildiğine dair ilk derslerini alıyorlar. Bu örnekte, kuruyken yüzen bir şeyin ıslandığında nasıl battığını da gözlemliyor.
Aynı zamanda, suyun nasıl çeşitli kapların içinden veya dışından geçtiği gibi özelliklerini öğrenme imkanları oluyor.
Dünyada keşfedilecek çok güzel şeyler olduğunu da gösteriyor..
Ela uzun süre süngerlerle oynadı. Ordan oraya su taşıdı. Topu yakalamaya çalıştı. Sonra suya çırparak eğlendi.. Çok keyifli zaman geçirdi.
Küçük Çocuğa Yapıştırmayı Öğretmek

Bir kartona yapıştırılmak üzere bir sürü kare ve üçgen kestik birlikte. Önce makas kullanmanın ne kadar ilginç olduğunu gördü.. Keserken çok eğlendi. Sonra ağzına almadığına emin olarak ve her yapıştırdığımız karede beraber "kare, her üçgende "üçgen" diyerek ev şeklinde beraber yapıştırdık.. Yapıştırmak da hoşuna gitti. Üstüne de biraz makarna ve kürdanla süsleme yapıp çok eğlendik..
Sonra beraber pamukları topak topak hale getirdik.. Ve kağıdımıza yapıştırdık. İki tane göz, bir süpürge, bir de burun kestik. Ela sonra kar kar diye dolandı bütün gün. Keşke kar görüp öyle yapsaydık ama olsun çağrışım yapar diye düşünüyorum..
2 Aralık 2009 Çarşamba
Çorap Eşleştirme Oyunu
Selin (22 ay)
İlk defa on gün kadar önce oynadık ve oynarken o kadar eğlendik ki fotoğraf çekmeyi unuttum. Bu sefer makineyi de yanıma alıp “Haydi Meleğim, çorapların aynılarını bulalım” dedim. İlk oynadığımızda sepetin içinden ben bir tane çorap çekip aynısını bulmasını istemiştim. Sadece benim ve babasının çorapları vardı sepette. Çorapların diğer tekini bulduğunda, benim çorabımsa “anne anne” babasının çorabıysa “baba baba” diyerek verdi. Gerçi ayırmak kolay, renkliler benim, siyah, kahverengi, gri olanlar babasının:)
Bu sefer kendi çoraplarını da sepete attım ve işler biraz karıştı. Çünkü meleğimin sepetteki neredeyse bütün çorapları pembenin birbirine yakın tonlarıydı ve düz renk olanları pek ayıramadı. Ama üzerinde ufacık bir desen gördü mü hemen eşleştirebildi. Benim çorap seçmemi beklemeden kendisi eline aldığı çorabın diğer tekini arayıp buldu. Tabii ilk önce yine benim çoraplarımı ayırdı:) Eşleştirdiği çorapları kanapeye pazar tezgahı misali dizdikten sonra bütün çorapları yeniden sepete doldurdu. Tekrar oynadık ama bu sefer kanapeye dizmeden.
Tekrar eşleştirip ben çorapları içine doğru katlayınca tek tek sepete attı hepsini, sonra da koca sepeti alıp odaya doğru yola çıktı. Sepetin bir ucundan da ben tuttum, pek sevindi. Dolabının önüne geldik, en alt çekmeceyi çekti (çorap çekmecesidir) çoraplarının hepsini tek tek çekmeceye yerleştirdi. Benimkileri “anne anne al al” diyerek bana verdi, çekmeceme koyayım diye. Sonra da “bitirdim nihayet” edasıyla arkasına bile bakmadan salona oyuncaklarının yanına döndü:)
19 Kasım 2009 Perşembe
İpe Boncuk Dizme Oyunu
Selin (22 ay)
Malzemeler: 3-5 tane tahta boncuk, boncukların rengiyle kontrast renkte, biraz uzuncana ve ince olmayan ip.
Dün Selin uykudan uyanınca ipe boncuk geçirme oyunu oynadık. Daha doğrusu oynamaya çalıştık. Çünkü şaşkın ben, yün ipliğin ucunu çakmakla yakıp azıcık sertleşse bile tahta boncukların arasından geçerken eğilip büküleceğini hesaplayamadım. Ortaya aşağıdaki fotoğraflarda gördüğünüz görüntüler çıktı.
Önce ben bir kaç defa ipi ve boncukları nasıl tutması gerektiğini gösterdim. Boncukları, delikleri yanlara gelecek şekilde tutmak yerine aşağı ve yukarı gelecek şekilde tutup, ipi yukarıdan aşağıya geçirmeye çalıştı. Oyunu çok ciddiye aldı ve bir kaç tane boncuğu yoğun gayretler sonucunda ipten geçirdi ama boncuklar şöylee ipten kayarak aşağıya in(e)medi. Meleğim epey inat ve de ısrar etti oynayacağım diye ama aynı inat “nayır!, nayır!geçmeyeceğim boncukların aralarındannn!”, diyen ipte de olunca bir süre sonra oyun azaba dönüştü.
Bu sırada eline aldığı bir boncuk yanlışlıkla düşüp bir diğer boncuğa çarpınca çıkan ses o kadar hoşuna gitti ki Selin’in, o andan itibaren ipi hiç iplemedi ve boncukları avuçlayıp avuçlayıp –ki küçüçük avuçlarına topu topu iki tane boncuk sığabiliyor:))- diğerlerinin üzerine attı. Aktivite pek başarılı değildi ama boncukları tokuşturma kısmı epey eğlenceliydi. Bu aktiviteyi bir dahaki sefere çamaşır ipi kullanmak üzere aklımın bir köşesine kaldırdım.
9 Kasım 2009 Pazartesi
Yaprak Bileziği
Ela Naz 16 aylık - Yaprak Bileziği
Sonbaharla birlikte sonbahar aktivitesi yapalım diyerek öğleden sonra kendimizi bir parka attık ve torbamıza yapraklar topladık. Ne kadar çeşitli yaprak var bunları görmek için. Bu aktiviteyi "101 Fun Easy Games That Help Kids to Learn to Focus" kitabında görmüştüm. Sonbaharla birlikte Ela ile yapalım diye düşündüm.. Yaprakları beraber toplarken "aa bak bu yeşil, bu büyük, bu ne kadar ilginç" şeklinde dikkatini çekiyorsunuz. Sonra evde yaprakları kağıtlara yapıştırdık. Amaç yine doğadaki farklılıklara çocuğun dikkatini çekmek.
Sonra da Ela'nın çok hoşuna giden kısma geldik. Ela'nın bileğine bir şeffaf bandı bilezik gibi doladım ve yaprakları üstüne yapıştırdım. İşte size doğal yapraklardan yapılan bir bilezik. Bu bileziği çok farklı şeylerden de yapıp çocuğa öğretebilirsiniz.. Ela baya "yapya, yapya" demeye başladı ve bileziğini kolundan hiç çıkarmayıp bütün gün herkese gösterdi.. Yaprakların döküldüğü şu günlerde her gün başka bir bilezik bile yapılabilir.. Bu aktiviteyi daha büyük yapraklarla daha büyük bant kullanarak da yapabilirsiniz.
Şimdii, bu aktivite kitabın 1-3 yaş arası çocuklar için olan bölümünde geçiyor. Çocuklar önce doğayı yaprak bulmak için gezerken çevresine dikkat çekiyorsunuz. Sonra biraz yardımla yaprakların değişik büyüklükleri, şekilleri, damar konfigurasyonları, desenlerine dikkatini çekiyorsunuz. Mesela "aa bak bu kalp şeklinde, bu da ok'a benziyor dimi" gibi. Her yaş için tekrar yapılıp daha fazla şey farketmesini sağlayabilirsiniz. Bir de çevrede dikkat edilecek şeyler olduğunu öğreniyorlarmış.
Sonbaharla birlikte sonbahar aktivitesi yapalım diyerek öğleden sonra kendimizi bir parka attık ve torbamıza yapraklar topladık. Ne kadar çeşitli yaprak var bunları görmek için. Bu aktiviteyi "101 Fun Easy Games That Help Kids to Learn to Focus" kitabında görmüştüm. Sonbaharla birlikte Ela ile yapalım diye düşündüm.. Yaprakları beraber toplarken "aa bak bu yeşil, bu büyük, bu ne kadar ilginç" şeklinde dikkatini çekiyorsunuz. Sonra evde yaprakları kağıtlara yapıştırdık. Amaç yine doğadaki farklılıklara çocuğun dikkatini çekmek.
Sonra da Ela'nın çok hoşuna giden kısma geldik. Ela'nın bileğine bir şeffaf bandı bilezik gibi doladım ve yaprakları üstüne yapıştırdım. İşte size doğal yapraklardan yapılan bir bilezik. Bu bileziği çok farklı şeylerden de yapıp çocuğa öğretebilirsiniz.. Ela baya "yapya, yapya" demeye başladı ve bileziğini kolundan hiç çıkarmayıp bütün gün herkese gösterdi.. Yaprakların döküldüğü şu günlerde her gün başka bir bilezik bile yapılabilir.. Bu aktiviteyi daha büyük yapraklarla daha büyük bant kullanarak da yapabilirsiniz.Şimdii, bu aktivite kitabın 1-3 yaş arası çocuklar için olan bölümünde geçiyor. Çocuklar önce doğayı yaprak bulmak için gezerken çevresine dikkat çekiyorsunuz. Sonra biraz yardımla yaprakların değişik büyüklükleri, şekilleri, damar konfigurasyonları, desenlerine dikkatini çekiyorsunuz. Mesela "aa bak bu kalp şeklinde, bu da ok'a benziyor dimi" gibi. Her yaş için tekrar yapılıp daha fazla şey farketmesini sağlayabilirsiniz. Bir de çevrede dikkat edilecek şeyler olduğunu öğreniyorlarmış.
Etiketler:
12-18 ay arası oyunlar,
dışarıda oynanan oyunlar,
güz oyunları
2 Eylül 2009 Çarşamba
1 Kitap 355 Oyun
Farkındayım ve hatta ihmal ettiğimi bile düşünebilirsiniz ama ne çare ki diğer bloglarımı güncellemek için bile zor vakit buluyorum.Üstelik bahar yaz mevsimi gelince tüm anneler ve bebekler kendilerini dışarılara attılar, doğal olarak. Ev içi oyunlara da pek gerek kalmadı (diyerek bahanelerin şahını söylemiş olayım.) Bu gün size işimize çok yarıyacağını düşündüğüm yeni bir kitabı tanıtmak istiyorum. İçinde hem beynin çalışmasından çocukların keşfetme zevkini pekiştirmenin önemine dair bilgilendirici yazılar, hem de yaş gruplarına göre çocukların yetenek alanlarındaki gelişimini destekleyen oyunlar var. 1-7 yaş arasındaki çocuklara yönelik 355 oyunla zengin içerikli bir kitap. Ayrıca hangi oyunlarla çocuğunuzun hangi yeteneklerini geliştirebileceğinizi hemen görmenizi mümkün kılan tablolar var.
Bu kitapla tanışmamın hikayesi de çok ilginç. Bir gün Optimist Kitabın yayın yönetmeni Ayşe Bilge Dicleli’den bir e-posta aldım. Yeni çıkaracakları bu kitabın adını Google’da tararken aynı adı taşıyan blogum(uz)a rastlamışlar ve diğer bloglarımı da incelemişler. Hemen bana bir e-posta yollayıp kitabı göndermek istediklerini yazmış, adresimi istemiş Bilge Hanım. Mesajı okuyunca çok sevindim ve çok şaşırdım. Memnuniyetle gönderdim adresimi ve hemen ertesi gün kitaplar geldi. Kitaplar diyorum çünkü bloglarımdan birinin yemek blogu olduğunu görünce “Ye, Oyna ve Sağlıklı Ol – Çocuklar için Sağlıklı Beslenme Kılavuzu” başlıklı bir başka kitap daha göndermişler. O dönem fazla vaktim olmadığı için kitapları ancak tatil sırasında inceleyebildim. Bahse konu ikinci kitapla ilgili görüşlerimi yemek bloguma yazacağım. Bu blogla aynı adı taşıyan “Haydi Oynayalım” kitabını ise 1-7 yaş arasında çocukları, torunları, yeğenleri olan herkese samimiyetle tavsiye ediyorum. Kitaptan 2 yaş ve üzeri çocuklar için bilhassa yaz mevsiminde oynanacak basit bir oyunu örnek olsun diye aktarıyorum. Selin yaklaşık 15 dakika oynadı ve çok eğlendi.
Buz Küpleri (s. 53)
Malzemeler: Buz kalıbı, su, biraz portakal suyu ya da vişne şurubu
Hazırlık: Önce çeşitli renklerde buz küpleri üretin. Bunun için suya portakal suyu veya vişne şurubu katın, karışımı buz kalıbına dökün ve buzluğa koyun.
Daha sonra kalıbı sıcak suya sokarak küpleri çıkarın ve oynaması için çocuğunuza verin: Buz küpleri soğuk ve kaygandır. Küpleri elimde tutunca ne oluyor? Peki cildime sürünce? Yalasam ne olur? Işığa tuttuğumda neye benziyorlar?
Bir gece önceden buz kalıbının içine değişik renkte meyve suları (kayısı, elma, vişne) ve yeşil çay koyup buzluğa koydum. Selin bu oyunu oynarken buz küplerini bir cam kase içinde verdim. Buzları eline ilk aldığında çok soğuk geldi ve hemen elinden atmaya çalıştı. Kasenin içinde verince tekrar kaseye koydu ve kısa bir süre sonra küpleri önce karıştırmaya sonra da tek tek eline almaya başladı. Epey bir uğraştı elinde tutmak için. Düşürmeden elinde tutmaya başlayınca hepsinin tadına baktı. Buz halinde olmaları sebebiyle meyve suları önce ekşiymiş gibi geldi. Bir kaç kere daha tadına bakınca ve buz küpleri hafiften eriyince gerçek meyve suyu tadını aldı ve hoşuna gitti. Sonra da yumuşamaya başlayan buz parçalarını ısırmaya çalıştı. Hızla eridiklerini görünce de çok şaşırıp duruma fena halde itiraz etti tabii:)
Bu kitapla tanışmamın hikayesi de çok ilginç. Bir gün Optimist Kitabın yayın yönetmeni Ayşe Bilge Dicleli’den bir e-posta aldım. Yeni çıkaracakları bu kitabın adını Google’da tararken aynı adı taşıyan blogum(uz)a rastlamışlar ve diğer bloglarımı da incelemişler. Hemen bana bir e-posta yollayıp kitabı göndermek istediklerini yazmış, adresimi istemiş Bilge Hanım. Mesajı okuyunca çok sevindim ve çok şaşırdım. Memnuniyetle gönderdim adresimi ve hemen ertesi gün kitaplar geldi. Kitaplar diyorum çünkü bloglarımdan birinin yemek blogu olduğunu görünce “Ye, Oyna ve Sağlıklı Ol – Çocuklar için Sağlıklı Beslenme Kılavuzu” başlıklı bir başka kitap daha göndermişler. O dönem fazla vaktim olmadığı için kitapları ancak tatil sırasında inceleyebildim. Bahse konu ikinci kitapla ilgili görüşlerimi yemek bloguma yazacağım. Bu blogla aynı adı taşıyan “Haydi Oynayalım” kitabını ise 1-7 yaş arasında çocukları, torunları, yeğenleri olan herkese samimiyetle tavsiye ediyorum. Kitaptan 2 yaş ve üzeri çocuklar için bilhassa yaz mevsiminde oynanacak basit bir oyunu örnek olsun diye aktarıyorum. Selin yaklaşık 15 dakika oynadı ve çok eğlendi.
Buz Küpleri (s. 53)
Malzemeler: Buz kalıbı, su, biraz portakal suyu ya da vişne şurubu
Hazırlık: Önce çeşitli renklerde buz küpleri üretin. Bunun için suya portakal suyu veya vişne şurubu katın, karışımı buz kalıbına dökün ve buzluğa koyun.
Daha sonra kalıbı sıcak suya sokarak küpleri çıkarın ve oynaması için çocuğunuza verin: Buz küpleri soğuk ve kaygandır. Küpleri elimde tutunca ne oluyor? Peki cildime sürünce? Yalasam ne olur? Işığa tuttuğumda neye benziyorlar?
Bir gece önceden buz kalıbının içine değişik renkte meyve suları (kayısı, elma, vişne) ve yeşil çay koyup buzluğa koydum. Selin bu oyunu oynarken buz küplerini bir cam kase içinde verdim. Buzları eline ilk aldığında çok soğuk geldi ve hemen elinden atmaya çalıştı. Kasenin içinde verince tekrar kaseye koydu ve kısa bir süre sonra küpleri önce karıştırmaya sonra da tek tek eline almaya başladı. Epey bir uğraştı elinde tutmak için. Düşürmeden elinde tutmaya başlayınca hepsinin tadına baktı. Buz halinde olmaları sebebiyle meyve suları önce ekşiymiş gibi geldi. Bir kaç kere daha tadına bakınca ve buz küpleri hafiften eriyince gerçek meyve suyu tadını aldı ve hoşuna gitti. Sonra da yumuşamaya başlayan buz parçalarını ısırmaya çalıştı. Hızla eridiklerini görünce de çok şaşırıp duruma fena halde itiraz etti tabii:)
26 Ağustos 2009 Çarşamba
Renkli Bardaklar ve Pipetler
Taa Haziran ayından beri yazılmayı bekleyen bir oyunla yaklaşık dört aylık suskunluğu daha doğrusu ataleti bozuyorum, nihayet!Aşağıda fotoğraflarını gördüğünüz oyun için önce marketten içinde değişik renkler bulunan ve 100’lük paketler halinde satılan pipetlerden alınır. Sonra aynı veya başka bir marketten (ben şanslıydım, Bilkent Real’de buldum hepsinden) pipetlerin renginde kalın plastik bardaklardan alınır. Ben pipet paketinde 6 renk olmasına rağmen sadece dört renkte plastik bardak bulabildim ama Selin’in kafasını fazla karıştırmamak için üç tanesiyle oyun hazırladım. Oyuna pembe ve sarı renklerle başladık, sonra yeşili dahil ettik. Her bardağın içine kendi renginden iki tane pipet koydum. Bardakların önüne de karışık olarak 3’er taneden önce 6 pipet, yeşil bardağı da dahil edince 9 pipet koydum ve pipetleri birer birer aynı renk pipetlerin olduğu bardağa koymasını istedim. Her pipeti önce dişleyip kalite kontrolden geçirdi, sonra da aynı renk bardağa koydu kolaylıkla.
Oyunun ikinci aşamasında bardaklardaki pipetlerin hepsini karışık olarak önüne koydum ve yine aynı şeyi yapmasını istedim. Bütün pipetleri biraz düşünerek, biraz dişleyerek bardaklarına tek tek koydu. Sonra oyundan sıkıldığını göstermek için pipetleri kanapeye döküp bardakları bir kaç kez değişik sıralamalarla içiçe geçirdi. Elbette bu esnada pipetleri dişlemeye devam etti hatta en son pembe bir pipeti –ki kıyafetine de pek uymuştu- uzun süre dişleyerek ortalıkta dolaştı. Oyunu bitirdikten yaklaşık 20 dakika sonra bardakların hepsini mutfağa getirdi ve boyu tezgaha yetişemediğinden “annne al al, annne al” diyerek elime tutuşturdu:)Not: Bu oyunu ilk kez oynadığımız Haziran ayında Selin 17 aylıktı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









